English:
The Fire of Democracy is Blazing Stronger!
Another party, the People’s Protection
Party, has announced its unofficial establishment. With hours left until
election day, the rising wave of democracy has excited all voters.
With slogans like “Not equality but equity!”
and “Freedom only exists with privacy,” the party announced its bylaw this
evening. The party, which states it will focus on regional solutions and adopt
a social economic model, has sparked curiosity about its propaganda process.
The spokesperson of 3P, Ece Tuncay, spoke
to notario.
Yıldırım asked what crisis prompted them
to emphasize being a crisis-focused party. “There is indeed a crisis. As 3P,
we offer a solution to this crisis. However, we do not believe our solutions
are only crisis-based. As a party that is unafraid of change but committed to
progressing with solid steps towards the right change, we outright reject the
notion that we will lose our effectiveness, reputation, and legitimacy once the
crisis is resolved,” Tuncay said, preemptively addressing potential
criticisms.
Regarding 3P’s critical stance on the
Cosmopolitan Left Party’s universalist perspectives, the reasons for this
ideological conflict and their assessment of the situation were asked. The
party’s response was, “We argue that the concept of universal human rights
does not sufficiently address people's different cultural and regional
characteristics and is an illusion, making it impractical. We see that
universal values are monopolized by powerful states and corporations.
Therefore, we believe that the elimination of distinctions like religion,
culture, and art in the name of universal peace harms the heritage of
humanity.” Emphasizing that even in nature, richness arises in areas of
stress and conflict, Tuncay stated that universal values suppress the values of
weaker societies. “We believe that people can overcome crises with their
cultural values and social solidarity, and we advocate that this solidarity is
the most effective way,” they added, signaling possible debates that could
arise on May 21st against the KSP’s ideals of universal human rights. Lastly,
when asked by Yıldırım about any final messages to voters and rivals through
the independent media organization Notario, they responded, “When we look at
the global solution approach, children suffering under bombs in the Middle East
and those starving in Africa have no say because they are not Western. This
mentality, which claims to have fought against fascism and authoritarianism for
years, is itself both authoritarian and fascist. As 3P, we are a party that
truly advocates democracy. We wish for everyone to live as they wish within
their own values. There is not just one segment of society in this country, so
why should someone impose their values on us and attempt social engineering? We
want our country to be like a family, but a free family where different views
can be expressed. The main goal of 3P is for every individual in our society to
be happy. The way to achieve this happiness is not to impose so-called
universal, essentially fascist, and exclusionary values on people who do not
feel they belong to them, but to offer a free life within the values they feel
they belong to.
Oh unquenchable torch, we are your light
This darkness won’t last long, we are the
ones coming”
Dila Yıldırım & Duygu Karabulut / ANKARA
Türkçe:
Demokrasi Ateşi Giderek Alevleniyor!
People’s Protection Party gayri resmî olarak kuruluşunu bildiren bir diğer parti oldu. Seçim gününe saatler kala yükselen demokrasi dalgası tüm seçmenleri heyecanlandırdı.
“Eşitlik değil hakkaniyet!” ve “Özgürlük yalnızca mahremiyetle vardır.” sloganlarıyla önce çıkan parti tüzüğünü bugün akşam saatlerinde duyurdu.
Bölgesel çözümlere yöneleceğini ve sosyal bir ekonomik modeli benimsediğini söyleyen partinin propaganda süreci merakla bekleniyor.
Kısaltmalarını 3P olarak belirleyen partinin sözcüsü Ece Tuncay, notario’ya konuştu.
Kriz odaklı bir parti olmalarını vurgulayan Yıldırım, bunun sebebini hangi krizin tetiklediğini sordu. “Ortada bir kriz var. 3P olarak bu krize bir çözüm yolu sunmaktayız. Ancak çözümlerimizin yalnızca bir kriz bazlı kalacağını düşünmüyoruz. Değişimden korkmayan ancak doğru değişime sağlam adımlarla ilerlemeyi ilke edinmiş bir parti olarak yalnızca bir kriz üzerine çıkmış ve krizin çözümü halinde etkinliğini, itibarını ve meşruiyetini kaybedecek olmamız düşüncesini açıkça reddediyoruz.” diyen Tuncay, olası antitezlere de önceden cevap vermiş oldu.
3 P’nin Kosmopolitan Sol Parti’nin evrenselci bakış açılarına olan eleştirel yaklaşımı üzerine bu fikirsel çatışmanın sebeplerini ve durumu nasıl değerlendirdiklerini sordu. Partinin buna cevabı ise “Evrensel insan hakları kavramının insanların farklı kültürel ve bölgesel özelliklerine yeterince hitap etmediğini, bir illüzyon olduğunu ve bu sebeple uygulanabilir olmadığını savunuyoruz. Evrensel değerlerin güçlü devletler ve şirketler tarafından tekelleştirildiğini görüyoruz. Bu yüzden, evrensel barışın din, kültür, sanat gibi ayrımları ortadan kaldırmasının insanlığın mirasına zarar verdiğini düşünüyoruz.” oldu. Doğada dahi zenginliklerin stres ve çatışma alanlarında ortaya çıktığını vurgulayan Tuncay, evrensel değerlerin zayıf toplumların değerlerini baskıladığını belirtti. “İnsanların kendi kültürel değerleri ve toplumsal dayanışma ile krizlerin üstesinden gelebileceğine inanıyoruz ve bu dayanışmanın en etkili yol olduğunu savunuyoruz.” cümleleriyle KSP’nin evrensel insan hakları ideallerine bir kez daha karşı çıkmaları da bizler için 21 Mayıs’ta çıkabilecek tartışmalara sinyal niteliğinde. Son olarak bağımsız medya kuruluşu notario aracılığıyla seçmenlere ve rakiplerine iletmek istediklerini soran Yıldırım, sorularına şu şekilde cevap alıyor: “Küresel çözüm anlayışına baktığımızda, Ortadoğu’da bombalar altında inleyen, Afrika’da açlıktan kıvranan çocukların hiçbir söz hakkı yok zira onlar Batılı değiller. Yıllarca faşizmle, otoriterlikle mücadele ettiğini söyleyen bu zihniyetin bizzat kendisi hem otoriter hem de faşisttir. Biz 3P olarak gerçek anlamda demokratlığı savunan bir partiyiz. Herkesin kendi değerleri çerçevesinde dilediğince yaşamasını arzu ediyoruz. Bu ülkede sadece tek bir kesim yaşamıyor, o hâlde niçin birileri bize kendi değerlerini dayatsın, toplum mühendisliğine yeltensin? Biz ülkemiz bir aile gibi olsun istiyoruz ama farklı görüşlerin dile getirilebildiği özgür bir aile. 3P’nin en temel amacı, toplumumuzdaki her bir bireyin mutlu olmasıdır. Bu mutluluğu sağlamanın yolu, insanlara aidiyet hissetmedikleri sözde evrensel özde faşist ve dışlayıcı değerleri dayatmak değil, insanlara aidiyet hissettikleri değerler çerçevesinde özgür bir hayat sunmaktır.
Yan ey Sönmez meşale, ışığın biziz
Çok sürmez bu karanlık, gelen bizleriz.”
Dila Yıldırım & Duygu Karabulut
0 Comments